16 Temmuz 2009 Perşembe

sketches for my sweetheart drunk.

"Gülmek için elinden gelenin en iyisini yap,Tuğrul.Elinden gelemeyecek kadar iyisini yapmayı aklının ucundan bile geçirme."

"Heheheheh."


------------------------------------------------------------------------------

"İçinden atmaya çalışma,bırak kendi çıksın.Tamam?"

"Tamam."



------------------------------------------------------------------------------


"Arkana bakmadan da olsa,geri geri yürüyebil."

"Ne?"




------------------------------------------------------------------------------



"Mantığından yardım isteme,Tuğrul.Suçlu zaten o."

"Yeter!"



------------------------------------------------------------------------------



"Ölmedik ki."

"Öldük."

"Tamam."


------------------------------------------------------------------------------




"Bu kadar da korkma!"

"Korkmuyorum ki."

"Eheheh.Oldu."



------------------------------------------------------------------------------




"Etrafına bak,milyonlarca var.Onlardan kaçamazsın."

"Kaçarım."

"Tamam."



------------------------------------------------------------------------------




"Ben böyle şeyleri hiç sevmem aslında ama,gerçekten ihtiyacım var şu an.Bi' sigara alabilir miyim sizden?"

"Tabii tabii.Buyur.."

"Eyvallah."


------------------------------------------------------------------------------

10 Temmuz 2009 Cuma

Nedir?

Yine dopdolu ve çok mutludur.
Yazardı,yönetirdi.
Arkasında duramazdı ama sonra.
Aydınlığa bakardı korkunca,rahatlardı.
Ama belirsizliğin karanlığı birden ortaya çıkıp örterdi tüm güzelliği.

-Of.
Ne aptalmış.
Ne kadar da severmiş kendinden 3.tekil şahıs olarak bahsetmeyi.(*) -

İtinayla seçerdi milyonların arasından,
"Orada hayat var" derdi.
"Burada ölüm"
Bütün gücününü verirdi seve seve.
Göremezdi aslında hiç bir farklarının olmadığını.
Ama sonra "inançlı ol" dedi, oturup düşündü..
Ne başlangıcıymış, ne de sonu 'battaniyesi sırtındayken merdivenden inmeye korkan çocuğun bilinmez acısının.'
Aslında hepsini o üretirmiş çünkü.
Kapılmaya,koşmaya,omuzlarına almaya,her saniye tekrar tekrar kazanıp-kaybetmeye falan takılıp düşermiş.
Gülüp + güldürüp ihanet edermiş benliğine.
'Hafif hüzünlü,hafif komik' olurmuş sonra.
Uyuşurmuş,uçarmış,inemezmiş,düşermiş.
Kazanılan yokmuş,kaybedilen yokmuş.
Anlamış.
Palavraymış hepsi.
Vakit varmış sadece.
O da tamammış.
Kolay gelsin.
30.05.2009 - 01.42

8 Haziran 2009 Pazartesi

Son Zamanlar Kâbusu

Her gece görmeye alıştığım,temanın bi kere bile değişmediği o komik kabuslarımdan bi tanesiydi yine.Ama bir şekilde farklıydı; gerçek hayatta yapmadığımı düşündüğüm tüm kıskançlıkları yapıyordum,inanılmaz şımarmıştım.Umurumda olmadığını sandığım ve nefret ettiğim bütün insanlar da oradaydı.Bana durmadan "Bi'şey ister misin?" diyip duruyolardı.İnanılmaz korkuyodum.Geçmişte; bişeyin olmasını beklerken "ya olur ya da olmaz, her türlü sorun değil" diyebilerek bişeyleri başarmış olmanın verdiği güveni bile kaybetmiştim sanki.Çünkü herkes/herşey,bana o kadar iyiydi ki,ama o kadar iyiydi ki,sanki deli gibi alışıp bi daha olmasını istediğim bi şey olmadığında şımarık çocuklar gibi kendimi yere atıp bağıra bağıra ağlayacaktım.Kendimi durmadan başka bi evde buluyodum,ama hepsi tanıdıktı; doğduğum günden bugüne kadar taşındığımız bütün evleri karışık bi sırayla gezdim.Evlerin her yeri kendilerini kırdığım için pişman olduğum insanların sarı çerçeveli fotoğraflarıyla doluydu,tavanlarında ise gitarlar monte edilmişti çıldırıcaktım.Zıplasam da hiç bi gitarı elime alıp çalamıyodum.Hatta çok eminim bostancıdaki evde sigara istedim birilerinden,on beş kişi falan ağzımı zorla açıp bi sürü sigara yerleştirdi.Aynı anda hepsini içmezsem bozulup gidiceklerini söylüyorlardı(bide manyak gibi ağlıyolardı).Yemin ederim boğazımın acısına kadar çok net bi şekilde hatırlıyorum.O sırada ne hissetsem ona göre aşırı tepkiler veriyodu bu insanlar; mutlu olduğum bişey düşündüğüm an manyak gibi gülüp koşuşturmaya başlıyolar, üzgün olduğumu düşündüğümde de gömleklerini, t-shirtlerini yırta yırta ağlıyolardı.Hele nefret ettiğim aşırı şişman bi akrabamın ağlamış salak suratıyla bana koşarak gelip sarılması ve beni ezmesi anını gerçekten unutamicam.Zaten o saniyeden sonra böyle çok yüksek bi yerden düşer gibi hissedip uyandım.Bi sigara yaktım.Hava bayağı güzeldi.