"Gülmek için elinden gelenin en iyisini yap,Tuğrul.Elinden gelemeyecek kadar iyisini yapmayı aklının ucundan bile geçirme."
"Heheheheh."
------------------------------------------------------------------------------
"İçinden atmaya çalışma,bırak kendi çıksın.Tamam?"
"Tamam."
------------------------------------------------------------------------------
"Arkana bakmadan da olsa,geri geri yürüyebil."
"Ne?"
------------------------------------------------------------------------------
"Mantığından yardım isteme,Tuğrul.Suçlu zaten o."
"Yeter!"
------------------------------------------------------------------------------
"Ölmedik ki."
"Öldük."
"Tamam."
------------------------------------------------------------------------------
"Bu kadar da korkma!"
"Korkmuyorum ki."
"Eheheh.Oldu."
------------------------------------------------------------------------------
"Etrafına bak,milyonlarca var.Onlardan kaçamazsın."
"Kaçarım."
"Tamam."
------------------------------------------------------------------------------
"Ben böyle şeyleri hiç sevmem aslında ama,gerçekten ihtiyacım var şu an.Bi' sigara alabilir miyim sizden?"
"Tabii tabii.Buyur.."
"Eyvallah."
------------------------------------------------------------------------------
16 Temmuz 2009 Perşembe
10 Temmuz 2009 Cuma
Nedir?
Yine dopdolu ve çok mutludur.
Yazardı,yönetirdi.
Arkasında duramazdı ama sonra.
Aydınlığa bakardı korkunca,rahatlardı.
Ama belirsizliğin karanlığı birden ortaya çıkıp örterdi tüm güzelliği.
-Of.
Ne aptalmış.
Ne kadar da severmiş kendinden 3.tekil şahıs olarak bahsetmeyi.(*) -
İtinayla seçerdi milyonların arasından,
"Orada hayat var" derdi.
"Burada ölüm"
Bütün gücününü verirdi seve seve.
Göremezdi aslında hiç bir farklarının olmadığını.
Ama sonra "inançlı ol" dedi, oturup düşündü..
Ne başlangıcıymış, ne de sonu 'battaniyesi sırtındayken merdivenden inmeye korkan çocuğun bilinmez acısının.'
Aslında hepsini o üretirmiş çünkü.
Kapılmaya,koşmaya,omuzlarına almaya,her saniye tekrar tekrar kazanıp-kaybetmeye falan takılıp düşermiş.
Gülüp + güldürüp ihanet edermiş benliğine.
'Hafif hüzünlü,hafif komik' olurmuş sonra.
Uyuşurmuş,uçarmış,inemezmiş,düşermiş.
Kazanılan yokmuş,kaybedilen yokmuş.
Anlamış.
Palavraymış hepsi.
Vakit varmış sadece.
O da tamammış.
Kolay gelsin.
30.05.2009 - 01.42
Yazardı,yönetirdi.
Arkasında duramazdı ama sonra.
Aydınlığa bakardı korkunca,rahatlardı.
Ama belirsizliğin karanlığı birden ortaya çıkıp örterdi tüm güzelliği.
-Of.
Ne aptalmış.
Ne kadar da severmiş kendinden 3.tekil şahıs olarak bahsetmeyi.(*) -
İtinayla seçerdi milyonların arasından,
"Orada hayat var" derdi.
"Burada ölüm"
Bütün gücününü verirdi seve seve.
Göremezdi aslında hiç bir farklarının olmadığını.
Ama sonra "inançlı ol" dedi, oturup düşündü..
Ne başlangıcıymış, ne de sonu 'battaniyesi sırtındayken merdivenden inmeye korkan çocuğun bilinmez acısının.'
Aslında hepsini o üretirmiş çünkü.
Kapılmaya,koşmaya,omuzlarına almaya,her saniye tekrar tekrar kazanıp-kaybetmeye falan takılıp düşermiş.
Gülüp + güldürüp ihanet edermiş benliğine.
'Hafif hüzünlü,hafif komik' olurmuş sonra.
Uyuşurmuş,uçarmış,inemezmiş,düşermiş.
Kazanılan yokmuş,kaybedilen yokmuş.
Anlamış.
Palavraymış hepsi.
Vakit varmış sadece.
O da tamammış.
Kolay gelsin.
30.05.2009 - 01.42
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)